İki lider... Hüsnü Mübarek, demir kafesler içinde, hasta yatağında kurulan düzmece işbirlikçi mahkemelerde yargılanıyor. Kendisi de, kendisini yargılayanlar da işbirlikçi.
Çölün delisi, Albay Muammer Kaddafi ise bilerek öldürüldü. Cep telefonu hediye edilmiş yakalayan askere. Demek ki bir cep telefonu kadar değer biçilmiş.
Fransız “Le Canard Enchaine” gazetesi tarafından yayımlanan bir haberde, Fransa ve ABD'nin, “Uluslararası mahkeme önünde Batı gizli servisleriyle ilişkilerini açığa vurmaması için Kaddafi'yi öldürttükleri” ortaya atıldı.
ABD'nin Fransa'ya Kaddafi için “Hayatta kalırsa atom bombasına dönüşür” dediğini yazan gazete, “daha da vahim şeyleri anımsatabilirdi” ifadesini kullandı.
Şükürler olsun dünya büyük bir diktatörden kurtuldu başlığı ile facebook'tan gelen bir video, Libya'da işlerin hiçte basının yazdığı gibi olmadığını gözler önüne seriyordu.
Libya nasıldı başlıklı iletide bakın neler yazıyor?
“LİBYA NASILDI?
- Libya yurttaşlarına kredi sıfır faizle verilir.
- Öğrencilere yaptıkları tahsile göre ortalama ücret ödenir.
- İşsizlere iş bulana kadar tam ücret ödenir.
- Evlenen çiftlere bedelsiz olarak konut verilir.
- Yurt dışında tahsil yapanlara 2500 Euro harçlık yanında, barınmak ve araç yardımı yapılır.
- Ülkede otomobiller fabrika maliyetine satılır.
- Libya'nın kimseye tek sent kredi borcu yoktur.
- Eğitim, tahsil ve sağlık hizmetleri tüm yurttaşlara bedelsizdir.
- Nüfusun yüzde 25'i yüksek tahsillidir.
- Son bombalama olaylarına kadar sokaklarda evsiz veya dilenci bulunmamaktaydı.
- Bir somun ekmek fiyatı sadece 15 Sent'tir.
ABD ve diğer kapitalist ülkelerin Libya'yı sevmemelerine şaşmamak gerek. Kaddafi, IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmadı.
Libya bağımsızdı, savaşın gerçek nedeni budur, kendisi bir diktatör olabilir, ABD bunu sorun yapmaz. Ne zaman ki Kaddafi, petrol ihraç eden ülkelere OPEC Dolar ve Euro yerine altın karşılığı satış yapmalarını önerdi.
Bu altın karşılığı para basmayan Batılı ülkelerin iflasını istemek demekti…
EVET; hatırlayın bunu en son dile getiren Saddam Hüseyin idi; OPEC ülkelerine dolar karşılığı satış yapmamalarını önermişti.
Hepiniz sonunun ne olduğunu biliyorsunuz:
ONU ASTILAR. KADDAFİ'yi LİNÇ ETTİLER!”
Kaddafi'den Türkiye'ye mektup başlıklı iletide neler var ve iletiyi gönderen arkadaşın yorumuna, bakın bakalım.
Kadddafi'den Türkiye'ye mektup...
Savaş gemilerini tüm ülkelerden önce tepemize yollayan sevgili Türkiye,
ABD uşakları ülkemizde kargaşa yaratıp binlerce insanımızı öldürdüğünde bu uşaklara silah, mühimmat ve para desteğinde bulunan Türkiye, siyasi karalamalar yapılırken gıkı çıkmayan üzerine hakkımızda karalama yapan aziz Türkiye, Irak halkının başına gelenlerin Libya halkının da başına geleceğini bilen işbirlikçi Türkiye, Müslüman'ım diyerek haçlı ordusuyla birlikte halkımızı katleden Türkiye, ABD'ye ye ayak takımlığı yapan namuslu Türkiye, petrolümüze, vatanımıza, namusumuza göz diken teröristlerle birlikte hareket eden şerefli Türkiye, 6 aydan bu yana 20 binden fazla insanımızın öldürülmesine destek veren delikanlı Türkiye, sessizliğiniz suçluluğunuzu aklamaz.
Hiç bir hainlik bedelsiz kalmaz sevgili Türkiye, Kıbrıs savaşında tek destekçiniz olan beni ve ülkemi sırtımızdan vurduğunuz için, kardeş tutumunuz için teşekkür ediyor aynı hainlikleri, acıyı ve göz yaşını yaşamamanızı diliyorum canım Türkiye...
“T T: Kaddafi öldürüldü linç edilerek öldürüldü. Onun iktidardan kovulması ve Libya'ya gerçekten bir sosyalist iktidar kurulması söz konusu olsaydı, iktidardan indirilmesi doğru diyecektim. Ama kardeşim yerine gelen şeriatçılar ve bu şeriatçılar İran gibi ülkenin kendi iç dinamik yapısıyla da gelmediler. Şemsiyesi yarım emperyalistlerin desteği ile geldiler.
Fiili destekle geldiler, başta kaybediyor bu güçler, emperyalizmin işbirlikçisi olarak iktidara gelmiş oluyorlar. Yani milli devlet milli iktidar falan bir şey yok ortada. Kaddafi bir sosyalist değildi ama iktidara geldiği yıllarda bütün eksiğine hatalarına rağmen dünyada sosyalizm bir çekim merkeziydi ve dünya çapında büyük bir prestije sahipti. Bu prestij dünyanın pek çok yerinde milli burjuvanın liderleri kendilerine sosyalist diyerek öylesine adlar taktılar. Kaddafi ülkesinde milli kapitalizm kurmuş ve milli kapitalizmin milli şefi olmuştur. ÜLKESİNİ emperyalizmin sömürüsüne açmamış İngilizlerin şirketlerini ülkede kovmuş bir sürü millileştirme uygulamaları yapmış, her zaman emperyalizme kafa tutmuş, dönemi boyunca milli kapitalizmi hep getirmiş bir insandı.
Özelikle emperyalistler bu özelliğinden kaynaklı başına çullandılar. Arap baharı denilen dönemin içinde bu Libya'nın durumu yarım yamalak bir bahar mahar değildir. Libya için kış gelmiştir kış. Her ayaklanmayı her iç savaşı ülkeye ileri bir durum getirecek diye yorumlamamak lazımdır. O ÜLKEDE ÇARPIŞAN GÜÇLERİN tahlilini iyi yapmak lazımdır. Ortaya çıkacak bileşkenin tahlilini iyi yapmak lazımdır.
Libya'daki şeriatçılar emperyalizmin uşakları olarak iktidara geldikten sonrasını göreceğiz açık ve göremeyeceğimiz gizli antlaşmalarla ülkelerini emperyalizme peşkeş çekeceklerdir. Kaddafi'yi linç edenler onun antiemperyalist, antifaşist yanından kaynaklı bunu yapmaları için teşvik görmüşlerdir.
Emperyalizm bana karşı çıkarsın, defalarca diklendin bana, diklenirsin ha, bize ülkeni sömürtmedin, IMF'yi sokmadın, bir kuruş borcun yok bize, ülkenin geleceğini ipoteğimiz altına vermedin bunun için uşaklarımıza seni linç ettiriyoruz diyerek ve böyle bize tavır alanları eninde sonunda, böyle linç ettirerek öldürürüz demiştir ve linçi zevkle dünyaya göstererek yaptırtmıştır. Özellikle Kaddafi’ye kızıyorlar ateş püskürüyorlardı ondan böyle yaptırdılar. Faşist Mübarek'e bunu yapmadılar. KADDAFİ DE HİÇ DEĞİLSE YARGILANMALIYDI. Sonu böyle köpek sürüsünün içinde bir köpeğin parçalanması gibi olmamalıydı. Emperyalizm hukuk tanımaz öyle yapanları yargılamaz. KADDAFİ'NİN cenazesi ailesine verilmeli, ailesi onu nereye isterse defnetmelidir.”
Elektrik, doğalgaz, suyun bedava, benzinin sudan ucuz; eğitim ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz, ilacın bedava olduğu BAAS'cı Kaddafi'nin ülkesi Libya'dan geriye ne kalacağını zaman bize gösterecektir. Görünen köy kılavuz istemez, ellerinde elektrik, doğalgaz, su, telefon faturaları ile aldıkları ücretle ölmemek için mücadele edecekler. İşte size emperyalistlerin ileri ve parlamenter demokrasisi