Kırşehir Sağlık İl Müdürü Dr. Sadettin Doğangün, her türlü rahatsızlıkta hastaneye başvuran vatandaşlardan öncelikli olarak aile hekimlerine başvurmalarını istedi.
En ufak rahatsızlıkta bile hastaneye başvurulmasıyla yoğunluğun arttığını, vatandaşların ilimizde de 2008 yılında uygulanmaya başlanan Aile Hekimliği Uygulaması'ndan yararlanmaları gerektiğini dile getiren Sağlık İl Müdürü Dr. Sadettin Doğangün, vatandaşlara aile hekiminden yararlanmaları çağrısında bulundu.
Kırşehir Televizyonu (KTV) haber ekibine, aile hekimi kullanılmamasının yarattığı sıkıntılara ilişkin açıklamalarda bulunan Sağlık İl Müdürü Dr. Sadettin Doğangün, hastaların yüzde 30'unun aile hekimine başvurduğunu ve bu oranın istenilen düzeyde olmadığını söyledi.
Aile hekimliği sisteminin oturduğunu, ancak vatandaşların ilgisinin yeterli düzeyde olmadığını dile getirerek, hastaların büyük bölümünün öncelikle aile hekimine başvurmasını istediklerini, en ufak rahatsızlıkta bile hastaneye gelinmesinin daha önemli ve acil rahatsızlığı olanların uzun süre bekleyerek tedavi süreçlerinin uzamasına neden olduğunu belirten Doğangün, vatandaşların katkı payı vermemek için Acil Servis'e başvurduğunu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yaralanma, trafik kazası dışında Acil Servis'e başvuran kişilerden de katkı payı alınması noktasında çalışma yaptığını kaydetti.
Aile hekiminden memnun olmayanların istedikleri he-kimle değişiklik yapabileceğini de ifade eden Sağlık İl Müdürü Sadettin Doğangün, Sağlık Bakanlığı'nın da bu konuda tedbir aldığını ve öncelikle aile hekiminin tercih edilmesini istediklerini belirterek, şunları söyledi:
"Aile hekimliği sistemimiz oturuyor. Herhangi bir sorunumuz olmuyor. Vatandaşımız şikayeti olduğu zaman da bize ya da 184 şikayet hattımızı arayarak sorunlarını dile getiriyorlar. Aile hekimliği sistemi oturdu, ama aile hekimlerine vatandaşımızın ilgisi istediğimiz boyutta değil.
"Şu anda her 100 hastadan rahatsızlanıp sağlık tesisine başvuranlardan sadece 30 tanesi, yani % 30'u birinci basamağa, yani aile hekimlerine gidiyor. Yüzde 70'i ikinci basamağa, yani hastanelere gidiyor. Bu istediğimiz bir oran değil. Yani hastalarımızın büyük bölümünün önce aile hekimine gitmesini istiyoruz. Hastaneye baktığınızda en ufak bir gripte bile insanlar hastaneyi işgal ediyorlar. Bu hem kendilerinde sıkıntı yaratıyor, hem de gerçekten ihtiyacı, gerçek hasta olan kişilerin de uzun süre beklemelerine sebep oluyor. Gerek poliklinik kısmımız, gerekse acil kısmımızda tahminimize göre % 20-30 civarında bir gereksiz hastamız var.
"Normalde aile hekimlerinin müdahale edebileceği, tedavisinin ve takibinin aile hekimlerince yapılabileceği hastalarımız var. Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu, gereksiz bazı sağlık harcamalarını görüyor ve tedbirler alıyor. Katılım payı dediğimiz hastaneye başvurduğunda, reçete yazdırdığında belli bir ücret alınıyor. Her halde 8 TL civarında bir ücret alınıyor. Şu anda bu uygulama acillere de getirilecek. Vatandaşlarımız katkı payı vermemek için acillerden ilaçları yazdırıyorlardı. Bundan sonra büyük ihtimalle de acile gelen, acil vaka dışında trafik kazası, bıçaklanma, yaralanma gibi olayların dışında, normal ayakta gelen vatandaşlara ilaç yazdırıldığında bir ücret alımı söz konusu olacak. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bir çalışması var.
"Bu tür gereksiz ücret vermekten vatandaşımızın kaçınması veya böyle bir ücretle karşılaşmaması için aile hekimlerini tercih etmesini istiyoruz. Aile hekimlerinden memnuniyetsizlik varsa istediği aile hekimini değiştirme şansı var. Öncelikle aile hekimi diyoruz. Aile hekimlerimizden çok rahat ilaçlarını yazdırabilecek, tedavi olabilecek, danışmanlık hizmeti alabilecekler. Bu konuda da bakanlık tedbirlerini alıyor. En azından ücret konusunda, ücretleri vatandaşa yansıtarak böyle tedbirler alıyor.”