Her yıl 14 Kasım'da Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun (IDF) işbirliğiyle düzenlenen Dünya Diyabet Günü, bu yıl da diyabet hastalığı açısından ortak bilinç geliştirmeyi amaçlayan etkinliklerle değerlendirilecek.
İlk kez 1991 yılında düzenlenen ve her yıl binlerce diyabetle ilgilenen sağlık çalışanını ve milyonlarca hastayı ve hasta yakınını karşılıklı etkileşim içinde birleştiren ve de Dünya Diyabet Federasyonu'nca 2009-2013 yılları için Dünya Diyabet Günü'nün temasını "Diyabet Eğitimi ve Diyabetin Önlenmesi” olarak belirlediği 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla bu yıl da değişik etkinlikler düzenlenerek halkın bilinçlenmesi sağlanacak.
Kırşehir Sağlık İl Müdürlüğü’nce her yıl 14 Kasım'da kutlanan Dünya Diyabet Günü dolayısıyla çeşitli etkinliklerin düzenleneceği bildirilirken, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla Sağlık İl Müdürlüğü’nce yapılan yazılı basın açıklamasında da diyabet ve diyabet tipleri ile diyabetin tedavisiyle ilgili şu bilgiler verildi:
“Diyabet, vücutta üretim ve kullanımına ilişkin gelişen problemin sonucu olarak meydana gelen bir hastalıktır. Kaslarımız ve diğer dokularımız yağ ve karaciğer glikozunu kandan hücrelerin içine alabilmek için, insülin diye adlandırılan bir hormona ihtiyaç duyarlar. İnsülin, pankreas denilen salgı bezi tarafından yapılır. Bir kişi diyabet olduğunda ya pankreası hiç insülin üretmiyordur ya da vücudu salgılanan kendi insülinini etkin bir şekilde kullanamıyordur. Sonuç olarak, diyabetli kişiler aldıkları besindeki şekeri yeterince kullanamazlar. Bu da kanda şeker miktarının artmasına yol açar. Bu olay ‘Hiperglisemi’ olarak adlandırılır. Diyabetin yan etkileri, kandaki yüksek glikoz seviyelerinin devamlı olmasıdır. Günümüzde, diyabet için kesin tedavi yoktur.
DİYABET TİPLERİ
“Tip 1 Diabetus Mellutus: Bu kişiler genellikle insülin üretmemektedirler. Dışarıdan insülin kullanmak zorundadırlar.
“Tip 2 Diabetus Mellutus: Genellikle insülin enjeksiyonu gereksinimleri yoktur. Yalnızca diyet veya oral (ağızdan alınan ilaçlar) tabletler ile tedavi edilirler. 45 yaşından büyük, şişman kişilerde yaygın görülür. Artan obezitenin bir sonucu olarak, çocuklarda ve genç erişkinlerde de yaygın hale gelmektedir. Tip 2 diyabet en yaygın görülen tipidir.
DİYABETİN UYARICI İŞARETLERİ
“TİP 1 Diyabet için, anormal susama ve ağız kuruması, sık sık idrara çıkma, kol ve bacaklarda yorgunluk, enerji kaybı, sürekli açlık hissi, ani kilo kaybı, yavaş iyileşen yaralar, tekrarlayan enfeksiyonlar, bulanık görme.
“Ancak Tip 2 diyabette bu belirtiler daha az belirgindir. Bu tip diyabetin başlangıcı yavaştır ve sonuçta tespit etmek zor olabilir. Bu nedenle kişilerde diyabetin komplikasyonları gelişmiş olabilir ve neticesinde diyabetin vücuda verdiği zarar da artmaktadır. Diyabet olabileceğini düşünen kişiler ve ailesin-de diyabet hikayesi olanlar mutlaka bu konuda muayene olmalılardır.
DİYABETİN TEDAVİSİ
“Bugün diyabeti tamamen iyileştirici bir tedavi yoktur. Ancak etkin tedavi vardır. İyi bir diyabet kontrolü, mümkün olduğunca normale yakın kan şekeri seviyelerini muhafaza etmek demektir. Bu da kontrollü diyet, fiziksel aktivite, düzenli ilaç kullanımı, sağlıklı yaşam tarzı, dengeli bir diyet kombinasyonu ile mümkündür.
ŞEKER HASTALARI İÇİN
KÜÇÜK ÖNERİLER
“Haftada bir kez sabah akşam kan şekeri değerinizi ölçün, kayıt tutun ve bu kayıtları kontrol anında doktorunuza gösterin.
“Kilonuzu kontrol altında tutun, ideal kilonuzu koruyun.
“Günlük düzenli yürüyüşler yapın.
“Öğün atlamayın, diyetisyeninizin veya doktorunuzun yemeği önermediği hiçbir şeyi yemeyin, ısrarlara kulak asmayın.
“İçeriğinde fruktoz, sakkaroz veya şeker olan hiçbir ürünü satın almayın, tüketmeyin.
“Gerektiğinde değişiklikler yapabilmek için besin gruplarını iyi öğrenin.
“Tatlandırıcılarla yaptığınız yiyeceklerle kendinizi ödüllendirin.
“Şeker hastalarında yaralar çok zor iyileştiğinden dolayı; vücudunuzu kazalardan mümkün olduğunca korumaya çalışın. Özellikle ayaklarınıza rahat, ayağınızı koruyan ayakkabılar kullanın, mutlaka çorap giyin, yaralanmalardan koruyun.”