Sağlık Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışı konusundaki kampanya ve çağrılarına rağmen organ bağışında istenilen düzeye ulaşılamazken, Kırşehir Sağlık İl Müdürlüğü organ bağışına dikkat çekmek amacıyla Türkiye'de 3 Kasım 1975 tarihinde gerçekleştirilen ilk başarılı organ nakli olan bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek naklinin gerçekleştirildiği günün yıldönümü olan bugünün önemi dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Organ bağışının önemine dikkat çekmek amacıyla Kırşehir Valiliği aracılığıyla Sağlık İl Müdürlüğü’nce yapılan basın açıklamasında, Türkiye'de ilk başarılı organ naklinin 3 Kasım 1975 tarihinde bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli, kadavradan ilk böbrek naklinin ise 1978 yılında gerçekleştirildiği anımsatılarak şu bilgiler verildi:
“Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denilmektedir.
“Ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakil ameliyatları yapılabilmektedir.
“Nakli yapılan dokular ise; kalp kapağı, kornea, kemik iliği, deridir.
“Organ ve doku nakli, canlıdan ve kadavradan olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilmektedir.
“Kadavra donör (verici): Trafik kazası, kurşunlanma, beyin kanaması vb. nedenlerle beyin ölümü (geri dönüşümsüz beyin hasarı) gerçekleşmiş hastaların organları bağışlandığı taktirde bunlar kadavra donör olarak tanımlan-maktadır. Kadavradan böbrek, karaciğer, pankreas, kalp kapakları, kornea alınarak hasta bireylere nakledilmektedir.
“Canlı donör: Organ nakli gereken hastanın eşi veya yakın akrabaları doku, kan grubu vb. uyum mevcut ise organ bağışında bulunabilmektedir. Böbrek ve karaciğer canlıdan nakil yapılabilen organdır.
“Türkiye'de ilk başarılı organ nakli, 3 Kasım 1975 tarihinde bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek naklidir. Kadavradan ilk böbrek nakli ise 1978 yılında gerçekleştirilmiştir.
“Kişi hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin verilmesine organ bağışı denir.
“Ülkemizde organ ve doku nakli hizmetleri 1979 yılında yürürlüğe giren 2238 sayılı ‘Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’ ile yürütülmektedir. Bu yönetmelik 1 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2238 sayılı yasaya göre 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Organ bağışı, kişinin yaşamı tıbben sona erdikten sonra organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin verilmesidir.
“Organ bağışında bulunabilmek için; organ bağışı kartını iki tanık huzurunda doldurup imzalamak yeterlidir. Bu durumdan ailelerini haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olabilecektir.
“Organ bağışı işlemleri Sağlık Müdürlükleri’nde, hastanelerde, Emniyet Müdürlükleri’nde, organ nakli yapan merkezlerde, organ nakli ile ilgilenen vakıf, dernek vb. kuruluşlarda yapılabilir.
“Organ bağışının dini yönden bir sakıncası olmadığı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanmıştır.
“Organ alacak hastalar öncelikle kan grubu ve doku grubu uyumuna, yaş, boy, kilo gibi kriterlere ayrıca tıbbi aciliyet durumuna göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayrımı yapılmaz.
“Organ bağışında bulunan kişilerin organ bağış kartını daima yanında taşıması organ bağış işlemlerinin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesi sağlanacaktır. Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeli ve bu kararını ailesine bildirmelidir.
“Bırakacağınız en güzel miras hayatta iken organ bağışıdır.”