Kırşehir seçmeni kızgın; "Adaylar afişe harcadığı paranın devede kulağını Kırşehir kalkınma projesine harcasınlar ve projeleri ile seçmenin karşısına çıksınlar... Danışmanların ellerine tutuşturulan, '.... bilmem nereye daire başkanı olmak istiyor, bilmem şu şehre ataması yapılacak' gibi özel notlarla şahsi işlerin peşinde koşularak oy istenmez" şeklinde tepkilerini dile getiriyor
** Kırşehir, bugüne kadar böyle bir seçim atmosferi yaşamadı…
** Miting alanlarında seçmenin karşısına çıkan liderler hakaret ve büyük ithamlar içeren açıklamalarıyla, saygı sınırlarını aşıyor…
** Kırşehir'de de seçime giren partiler insanları ayrıştırmaya başladı…
** Partiler basın kuruluşları arasında sağcı-solcu tercihlerini öne çıkardı…
** Meclis'e memur mu, yoksa bürokrasiyi bilen bir vekil mi göndereceğiz? Kırşehir'in haklarını savunan milletvekili mi göndereceğiz?
** Şimdiye kadar görülmemiş, yaşanmamış gelişmelere sahne olan 12 Haziran seçimlerine sayılı günler kala siyasi partiler ve adayları basın kuruluşlarını sağcı-solcu, dindar-dinsiz diye itham ederek, ayrıştırıyor…
12 Haziran'da yapılacak milletvekilliği genel seçimlerine sayılı günler kala Kırşehir'de seçmenin hâlâ kararsız olduğu gözlenirken, Kırşehir'de milletvekili adaylarının seçim çalışmalarını şahsi vaatler çerçevesinde eş, dost, ahbap ilişkileriyle yürüttüğü gözleniyor.
Heyecansız bir seçim atmosferinin hakim olduğu ilimizde hiçbir adayın Kır-şehir'deki yazılı ve görsel basına ne bir seçim bildirgesi, ne de Kırşehir'e hizmet edecekleri noktasında komple bir kalkınma projesi iletmemesi dikkat çekerken, bu durumun seçmene karşı sorumsuzluk olduğunu söyleyen siyasi çevreler, "Projesi olmayan, amaçları olmayan ve bunu yazılı olarak seçmene deklare etmeyen adaya nasıl oy verilir?" şeklinde tepkilerini dile getirerek, "Çevre kirliliğine neden oldukları dev posterlere harcadıkları paranın devede kulağını; kendilerini, düşüncelerini, projelerini, hedeflerini anlatan komple bir Kırşehir kalkınma projesine harcasalar ve en azından yerel bir seçim bildirgesini ortaya koysunlar" dediler.
Adayların umutsuz olduğu, vatandaşların da ilgisinin olmadığını, ancak zoraki heyecan yaratmaya çalışılan 12 Haziran seçimlerine bir hafta kala, bu güne kadar yaşanmamış, görülmemiş bir politika izleyen milletvekili adaylar ve siyasi partilerin ilimizde özellikle basın kuruluşlarıyla aralarına mesafe koyarak, sağcı-solcu, dindar-dinsiz gibi ithamlarla ayrıştırması kamuoyunda da endişe ve tepkiye neden olurken, adayların seçmenin karşısına şahsi vaatler çerçevesinde eş, dost, ahbap ilişkileriyle çıkması ve şahsi taleplere karşılık oy toplamaya çalışması kararsız olan seçmeni daha da kararsızlığa itiyor ve de endişelendiriyor.
Siyasi partilerin ve adayların; kamuoyunun vicdanı, gözü, kula-ğı ve sesi olan basın kuruluşlarının sağcı-solcu, dindar-dinsiz gibi ithamlarla ayrıştırılmasına an-lam veremediklerini dile getirerek endişelerini sıralayan seçmen, "Kendi menfaatleri doğrultusunda bizlerin sesi olan basın kuruluşlarını bugün bu şekilde sınıflara ayıranlar yarın da biz seçmenleri 'bize yakın, yakın olmayan, oy veren, vermeyen' diye ayrıştırır endişesine kapılmamak mümkün değil. Adı üstünde milletin vekili, en tarafsız olması gereken kimlik. Şimdiye kadar görülmemiş bu mantığı anlamak zor" diyor.
Özellikle AKP ve MHP'de parti yöneticilerinin adayları etkileyerek böyle bir ayrıştırmaya ittiklerini ileri süren söz konusu partiye yakın çevreler de, parti içinde de bu tür ayrıştırmaların partilileri birbirine düşürdüğünü ve parti içinde huzursuzluğa neden olunduğunu iddia ediyor.