Bir zamanlar nesli tükenmekle karşı karşıya kalan flamingolarla birlikte 187 civarında kuş türünün barındığı, 1990 yılında Tabiat Koruma Alanı olarak ilan edilen, çevresinde eski Tunç Çağı'nın izlerini taşıyan 20 höyük ve tümülüsün bulunması nedeniyle de Birinci Derecede Doğal Sit Alanı olarak belirlenen ve son yıllardaki küresel ısınmanın da etkisiyle yanlış sulama yöntemleri ve Devlet Su İşleri tarafından açılan drenaj kanalları nedeniyle kuruyan Seyfe Gölü'nün doluluk oranının geçen yıllara oranla bu sene yağmurun fazla yağması dolayısıyla yüzde 90'lara ulaştığı bildirildi.
Ülke genelinde de geçen yıllara oranla bu sene yağmurların fazla yağması dolayısıyla göllerde ve barajlarda doluluk oranlarının arttığı bildirilirken, 13 Mayıs Çarşamba günü Seyfe Gölü'nde Devlet Su İşleri (DSİ) 122. Şube Müdürü Ahmet Gömcü, DSİ İnşaat Teknisyeni Muzaffer Şimşek ve İdari İşler Şefi Ayşe Akkuş ile birlikte Kırşehir Kültür, Sanat, Çevre Tanıtma ve Koruma Derneği (KIR-ÇED) Başkanı Mustafa Bağ ve Seyfe Gölü Ekoloji Koruma, Yaşatma ve Tanıtım Derneği (SEY-GED) Başkanı Ömer Çetiner, gölün son durumu ve doluluk oranı ile ilgili incelemelerde bulundular.
Televizyonumuz haber ekibinin de eşlik ettiği gezide, yapılan incelemeler sonucunda heyet Seyfe Gölü'nü besleyen üçüncü pınar olarak adlandırılan Malya kısmından göle su takviyesinin yapıldığını gözlemledi.
İnceleme gezisinde göle su takviyesi yapılan Malya kapaklarının olduğu yerde heyete bilgiler veren DSİ 122. Şube Müdürü Ahmet Gömcü, “Bazlamaç’tan gelen kanalımızın şu anda göle su ilettiğini görüyoruz. Göle suyu ileten tek kanalımız budur. Bu kanal vasıtasıyla güneyde göle su takviyesi yapılmaktadır” dedi.
Kuraklık tehlikesi yaşayan ve yeniden eski durumuna ulaşmasını sağlamak amacıyla değişik proje çalışmalarının da yürütüldüğü, birinci derece doğal SİT alanı olan, kültürel açıdan da önemli bir yere sahip 7 bin 800 hektarlık Seyfe Gölü'nde yapılan incelemeler sonucunda Seyfe Gölü'nü besleyen üçüncü pınar olan Malya kısmının 1960'lı yıllarda yüzey sularının tarlaya zarar vermemesi amacıyla DSİ tarafından göle tahliyesi için açılmış bir kanal olduğunu belirten KIR-ÇED Başkanı Mustafa Bağ da haber ekibine yaptığı açıklamada, civar köy halkının Seyfe Gölü'nü tekrar istedikleri yönünde talepte bulunduklarını, ancak bu alanda üretim yapan çiftçiler tarafından kanallardaki suyun bentlerle kapatılarak Seyfe Gölü'ne akmasını engellediklerine dikkat çekerek, "Bugün Kırşehir DSİ Şube Müdürü Ahmet Bey bizi Seyfe'yle ilgili bir su ve suların hareketi ile ilgili ve yağışların sonucu oluşumları izlemek için getirdiler. Bu geldiğimiz kanal, 1960'lı yıllarda yüzey sularının tarlaya zarar vermemesi amacıyla DSİ tarafından göle tahliyesi için açılmış bir kanal. Geçen yılda bu kanalda su vardı, ama köylüler tarafından önüne toprak yığılarak bir yerde yasal keson kuyu haline getirilmiş. Hatta bunun ilerisi noktalarda da bu bentler var. Bir şekilde çiftçi tarafından suyun kesildiğini ve akmasının engellendiğinin örneği var. Aslında bunların açılması gerekir. Biz bunları hep savunuyoruz. Köylüler ben gölümü istiyorum diyor, ama çiftçiler neresini istiyor? Kendi kapattığı suyun nesini istiyor? Korumamız gereken bazı şeyleri yok etmek için uğraşıyoruz. Geçen yılda bu su vardı ve bu dönem içerisinde önü kapalıydı" dedi.
Seyfe pınarında şu anda doluluk oranının yüzde 90 civarında olduğunu ve suyun tamamının göle kadar gittiğini belirten ve bütün Kırşehirli hemşehrilerini burada bulunan güzellikleri görmeye davet eden Seyfe Gölü Ekoloji Koruma, Yaşatma ve Tanıtım Derneği (SEY-GED) Başkanı Ömer Çetiner de yaptığı açıklamada, Seyfe Gölü'nün güzelliklerinin kaybolmaması için ilgili kuruluş, insan ve köy olarak herkesin bu konuya sahip çıkmasını dilediğini belirterek, "Şu anda Seyfe göledinin kenarında bulunuyoruz. Daha önce kupkuru olan alanlar şu anda suyla dolmuş durumda. Bildiğiniz gibi Seyfe Gölü'nü besleyen üç tane ana pınar var. Bir tanesi Seyfe, ikincisi Horla, üçüncüsü de Malya dediğimiz kısım. Malya kısmında kanalın tersinden su geliyordu. Horla pınarından az az su iniyor, ama Seyfe pınarında şu anda doluluk yüzde 90 civarında ve suyun tamamı göle kadar gidiyor. Ben bütün hemşehrilerimizi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum. İnşallah bu güzellikler devam eder. Hatta gölün kıyısında gördük suda az da eksilmeler var. Sıcaklığın arttığı şu günlerde inşallah bu güzellikler kaybolmaz. Her türlü ilgili kuruluş, insan ve köy olarak herkesin bu konuya sahip çıkmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
İncelemeler sırasında haber ekibine açıklamalarda bulunan DSİ İnşaat Teknisyeni Muzaffer Şimşek de, Gümüşkümbet köyüne Seyfe pınarı kaynağının başında bulunan üç adet pompadan su gittiğini ve kesinlikle pompaların sulamaya açılmaması gerektiğine dikkat çekerek, "Gümüşkümbet köyüne Seyfe pınarı kaynağının başında bulunan üç adet pompa ile su gitmektedir. Bunun önüne geçip kesinlikle sulamaya açılmaması kanısındayım. Çünkü bu pompalar çalıştığında göldeki suyun tamamını çekip yukarıdaki sulamaya verilecektir. Göldeki su çekildiğinde aşağı alanda bulunan Seyfe Gölü'ne giden pınarlar tekrar kuruyacaktır. Bu pompalar kesinlikle çalıştırılmamalı kanısındayız" dedi.
Seyfe Gölü'nde, geçen yıllara oranla 2009 yılı itibariyle yağan yağmurlarla doluluk oranı yüzde 90 civarına ulaşırken, göl suyunun tarımsal sulama amaçlı kullanılması ile tekrar kuruyabileceği kaydedildi.